< Geri dön

Prof. Dr. Ömer Saatçioğlu

Anısına

30 Haziran 1939 - 24 Nisan 2022
< Geri dön

Prof. Dr. Ömer Saatçioğlu

Anısına

30 Haziran 1939 - 24 Nisan 2022
  • 1939 yılında Ankara’da doğdu. İlköğrenimini Ankara Kalaba ve Devrim ilkokullarında, orta ve lise öğrenimini de Ankara Atatürk Lisesi’nde tamamladı.
    1957-1958 akademik yılında ODTÜ’de, Endüstri İdaresi programına kaydoldu ve 1961 yılında lisans derecesini alarak mezun oldu. Aynı yıl, üniversitenin Mühendislik Fakültesi, Makine Mühendisliği Bölümü’ne başladı. Bu arada Ekim 1963’de İşletme Bölümü’ne asistan oldu. Makine Mühendisliği Bölümü’nden Mart 1964’de mezun oldu ve aynı bölümde yüksek lisans öğrenimine başladı. Makine Yüksek Mühendisliği derecesini Nisan 1965’de aldı.
    1965 Eylül’ünde Doktora yapmak üzere Pittsburgh Üniversitesine gitti. 1970 yılında doktora derecesini bu üniversitenin Yöneylem Araştırması ve Sistem Yönetimi Mühendisliği Bölümünden aldıktan sonra ODTÜ İşletme Bölümü’ne döndü. Kasım 1970 tarihinde 1969 yılı sonunda kurulmuş olan Endüstri Mühendisliği Bölümü’ne Bölüm Başkanı olarak atandı.
    1 Haziran 1971 tarihinde Yardımcı Doçent oldu. Askerliğini 72-73 yıllarında Genelkurmay Başkanlığında yaptı. 1973 Nisan ayında evlendi. 4 Şubat 1977 tarihinde Doçent oldu. 1979 Eylül ayında 6. Yıl iznini kullanmak üzere yeniden ABD’ye gitti ve 1979-1980 Akademik yılında Widener Üniversitesi’nde (Chester, Pensilvanya) 1980-1982 yılları arasında da Wisconsin Üniversitesinde (Madison, Wisconsin) konuk öğretim üyesi olarak görev yaptı. 1982 Kasım ayında ODTÜ’de Profesörlüğe yükseltildi. Yaklaşık 11 yıl bölüm başkanlığı yapmış olduğu Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün gelişmesinde, Endüstri Mühendisliği ve Yöneylem Araştırmasının ülkemizde tanıtılmasında çok büyük katkıları oldu.
    Yarı zamanlı öğretim üyesi olarak Hacettepe Üniversitesi ve Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme Enstitüsünde görev aldı ve söz konusu İşletme Enstitüsünün üretim programının gelişmesinde önemli katkılarda bulundu. 1986 Haziran’ında rektör yardımcılığı, 1 Ağustos 1987 tarihinde de Rektörlük görevine atandı ve 5 yıl süreyle bu görevde bulundu. Ayrıca 1988-1989 arasında Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı yaptı. Sabancı Üniversitesinin kuruluş aşamasında mütevelli heyetinde yer aldı.
    Ömer Saatçioğlu’nun araştırmalarının yoğunlaştığı alanlar; üretim planlaması, kalite planlaması ve kontrolü, ulaşım planlaması, insan gücü planlaması, çöp yönetim sistemi, yönetim bilişim sistemleri, endüstriyel sistemlerin yeniden örgütlenmesi ve üniversite yönetim sistemi olmuştur. Üzerinde en çok durduğu konulardan birisi ise üniversitede stratejik planlama ve performans ölçümüdür. Ayrıca Makine Mühendisliği Odası ve Yöneylem Araştırması Derneği’ne önemli katkıları olmuştur.

    ODTÜ Endüstri Mühendisliği bölümünde akademik çalışmalarına devam etmiş, 2005 yılında emekli olduktan sonra TOBB ETÜ Endüstri Mühendisliği Bölümünde görev almış ve 2010-2013 yılları arasında bölüm başkanlığı görevini yürütmüştür.

    İlhan Hanım ile evli olan Prof. Dr. Ömer Saatçioğlu’nun iki evladı (Yasemin ve Pamir) ve 3 torunu vardır.

     

     


    Fotoğraf Paylaşın

    Anılar

    25.04.2022

    Sibel Alumur Alev

    Omer Hocam ben TOBB ETU'de calisirken bolum baskanimiz olmustu. Kendisi ile beraber calismak cok keyifli ve cok ayricalikliydi. Kendisi ayrica babamla Ataturk Lisesi'nde ayni donem okuduklarini soylemisti. Onun gibi kibar, saygili bir yonetici ile calismak cok keyifliydi. Camiamiz icin buyuk bir kayip. Kendisine allahtan rahmet, ailesine bas sagligi dilerim. Doc. Dr. Sibel Alumur Alev

    25.04.2022

    Ebru Önol Özkök MS'95

    Sayın Hocam, Benim ODTÜ'de önce yüksek lisansa, sonra da asistanlığa başlamama vesile olmuştunuz. Başka bir üniversiteden geldiğim için Master sınavını kazandıktan sonra 1 yıl hazırlık okudum, bölümdeki derslere başladığım ilk hafta "Ömer hoca seni çağırıyor" dediler. Elim ayağıma karıştı; daha bölüme yeni gelmişim, yol bilmem, iz bilmem; bir de "eski rektördür kendisi" diyorlar. Eee, "rektör" dendiğinde insanın aklına çok çok yukarılarda, ulaşılamaz insanlar geliyor. "Herhalde bir yanlışlık oldu, atılıyorum ben Master programından" dedim içimden... Yanınıza geldim, korkarak kapıyı çaldım. Beni içeri davet ettiniz, karşınıza oturttunuz. "Söyle bakalım, sınavdaki o queuing theory sorusunu neden o kadar uzun çözdün ki sen, kısa bir yolu vardı." dediniz. "Biliyorum ama formülü sınavda hatırlayamadım, baştan çıkarmaya çalıştım." dedim. "Peki neden bu soru ile o kadar uğraştın, başka seçmeli sorular da vardı" dediniz, "İstatistiği seviyorum, o yüzden." dedim. Gülümsediniz. "Bu ilgin hep böyle devam etsin, bizim tam da böyle meraklı akademisyenlere ihtiyacımız var." dediniz. O odadan son derece şaşkın, ama nasıl da havalara uçarak çıktığımı anlatamam. 21 yaşındaki şaşkın bir gence, küçücük bir konuşmayla sanki dünyaları bağışladınız. Aradan neredeyse 30 yıl geçti, ama hayatımdaki o en önemli motivasyon konuşması bana eşsiz mutluluk ve özgüven verdi. Liderlik vasfının kartvizitte yazılı ünvanlara değil, insanın kendi duruşuna ve karakterine bağlı olduğunu gösterdiniz bana. Bunu daima hatırlıyor ve sizin kadar başarılı olmasa da hep uygulamaya çalışıyorum. Sizi hep o kibarlığınız ve asil duruşunuz ile hatırlayacağım. Mekanınız cennet olsun.

    25.04.2022

    Ebru Önol Özkök

    Sayın Hocam, Benim ODTÜ'de önce yüksek lisansa, sonra da asistanlığa başlamama vesile olmuştunuz. Başka bir üniversiteden geldiğim için Master sınavını kazandıktan sonra 1 yıl hazırlık okudum, bölümdeki derslere başladığım ilk hafta "Ömer hoca seni çağırıyor" dediler. Elim ayağıma karıştı; daha bölüme yeni gelmişim, yol bilmem, iz bilmem; bir de "eski rektördür kendisi" diyorlar. Eee, "rektör" dendiğinde insanın aklına çok çok yukarılarda, ulaşılamaz insanlar geliyor. "Herhalde bir yanlışlık oldu, atılıyorum ben Master programından" dedim içimden... Yanınıza geldim, korkarak kapıyı çaldım. Beni içeri davet ettiniz, karşınıza oturttunuz. "Söyle bakalım, sınavdaki o queuing theory sorusunu neden o kadar uzun çözdün ki sen, kısa bir yolu vardı." dediniz. "Biliyorum ama formülü sınavda hatırlayamadım, baştan çıkarmaya çalıştım." dedim. "Peki neden bu soru ile o kadar uğraştın, başka seçmeli sorular da vardı" dediniz, "İstatistiği seviyorum, o yüzden." dedim. Gülümsediniz. "Bu ilgin hep böyle devam etsin, bizim tam da böyle meraklı akademisyenlere ihtiyacımız var." dediniz. O odadan son derece şaşkın, ama nasıl da havalara uçarak çıktığımı anlatamam. 21 yaşındaki şaşkın bir gence, küçücük bir konuşmayla sanki dünyaları bağışladınız. Aradan neredeyse 30 yıl geçti, ama hayatımdaki o en önemli motivasyon konuşması bana eşsiz mutluluk ve özgüven verdi. Liderlik vasfının kartvizitte yazılı ünvanlara değil, insanın kendi duruşuna ve karakterine bağlı olduğunu gösterdiniz bana. Bunu daima hatırlıyor ve sizin kadar başarılı olmasa da hep uygulamaya çalışıyorum. Sizi hep o kibarlığınız ve asil duruşunuz ile hatırlayacağım. Mekanınız cennet olsun.


    Mesaj bırakın

  • 25.04.2022

    Sibel Alumur Alev

    Omer Hocam ben TOBB ETU'de calisirken bolum baskanimiz olmustu. Kendisi ile beraber calismak cok keyifli ve cok ayricalikliydi. Kendisi ayrica babamla Ataturk Lisesi'nde ayni donem okuduklarini soylemisti. Onun gibi kibar, saygili bir yonetici ile calismak cok keyifliydi. Camiamiz icin buyuk bir kayip. Kendisine allahtan rahmet, ailesine bas sagligi dilerim. Doc. Dr. Sibel Alumur Alev

    25.04.2022

    Ebru Önol Özkök MS'95

    Sayın Hocam, Benim ODTÜ'de önce yüksek lisansa, sonra da asistanlığa başlamama vesile olmuştunuz. Başka bir üniversiteden geldiğim için Master sınavını kazandıktan sonra 1 yıl hazırlık okudum, bölümdeki derslere başladığım ilk hafta "Ömer hoca seni çağırıyor" dediler. Elim ayağıma karıştı; daha bölüme yeni gelmişim, yol bilmem, iz bilmem; bir de "eski rektördür kendisi" diyorlar. Eee, "rektör" dendiğinde insanın aklına çok çok yukarılarda, ulaşılamaz insanlar geliyor. "Herhalde bir yanlışlık oldu, atılıyorum ben Master programından" dedim içimden... Yanınıza geldim, korkarak kapıyı çaldım. Beni içeri davet ettiniz, karşınıza oturttunuz. "Söyle bakalım, sınavdaki o queuing theory sorusunu neden o kadar uzun çözdün ki sen, kısa bir yolu vardı." dediniz. "Biliyorum ama formülü sınavda hatırlayamadım, baştan çıkarmaya çalıştım." dedim. "Peki neden bu soru ile o kadar uğraştın, başka seçmeli sorular da vardı" dediniz, "İstatistiği seviyorum, o yüzden." dedim. Gülümsediniz. "Bu ilgin hep böyle devam etsin, bizim tam da böyle meraklı akademisyenlere ihtiyacımız var." dediniz. O odadan son derece şaşkın, ama nasıl da havalara uçarak çıktığımı anlatamam. 21 yaşındaki şaşkın bir gence, küçücük bir konuşmayla sanki dünyaları bağışladınız. Aradan neredeyse 30 yıl geçti, ama hayatımdaki o en önemli motivasyon konuşması bana eşsiz mutluluk ve özgüven verdi. Liderlik vasfının kartvizitte yazılı ünvanlara değil, insanın kendi duruşuna ve karakterine bağlı olduğunu gösterdiniz bana. Bunu daima hatırlıyor ve sizin kadar başarılı olmasa da hep uygulamaya çalışıyorum. Sizi hep o kibarlığınız ve asil duruşunuz ile hatırlayacağım. Mekanınız cennet olsun.

    25.04.2022

    Ebru Önol Özkök

    Sayın Hocam, Benim ODTÜ'de önce yüksek lisansa, sonra da asistanlığa başlamama vesile olmuştunuz. Başka bir üniversiteden geldiğim için Master sınavını kazandıktan sonra 1 yıl hazırlık okudum, bölümdeki derslere başladığım ilk hafta "Ömer hoca seni çağırıyor" dediler. Elim ayağıma karıştı; daha bölüme yeni gelmişim, yol bilmem, iz bilmem; bir de "eski rektördür kendisi" diyorlar. Eee, "rektör" dendiğinde insanın aklına çok çok yukarılarda, ulaşılamaz insanlar geliyor. "Herhalde bir yanlışlık oldu, atılıyorum ben Master programından" dedim içimden... Yanınıza geldim, korkarak kapıyı çaldım. Beni içeri davet ettiniz, karşınıza oturttunuz. "Söyle bakalım, sınavdaki o queuing theory sorusunu neden o kadar uzun çözdün ki sen, kısa bir yolu vardı." dediniz. "Biliyorum ama formülü sınavda hatırlayamadım, baştan çıkarmaya çalıştım." dedim. "Peki neden bu soru ile o kadar uğraştın, başka seçmeli sorular da vardı" dediniz, "İstatistiği seviyorum, o yüzden." dedim. Gülümsediniz. "Bu ilgin hep böyle devam etsin, bizim tam da böyle meraklı akademisyenlere ihtiyacımız var." dediniz. O odadan son derece şaşkın, ama nasıl da havalara uçarak çıktığımı anlatamam. 21 yaşındaki şaşkın bir gence, küçücük bir konuşmayla sanki dünyaları bağışladınız. Aradan neredeyse 30 yıl geçti, ama hayatımdaki o en önemli motivasyon konuşması bana eşsiz mutluluk ve özgüven verdi. Liderlik vasfının kartvizitte yazılı ünvanlara değil, insanın kendi duruşuna ve karakterine bağlı olduğunu gösterdiniz bana. Bunu daima hatırlıyor ve sizin kadar başarılı olmasa da hep uygulamaya çalışıyorum. Sizi hep o kibarlığınız ve asil duruşunuz ile hatırlayacağım. Mekanınız cennet olsun.


    Mesaj bırakın