Türkiye’de kalite yönetimi alanının en önemli isimlerinden olan Prof. Dr. Gülser Köksal 1963 yılında doğmuştur. 1980 yılında Ankara Deneme Lisesini bitirmiştir. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünden 1985 yılında Lisans, 1987 yılında Yüksek Lisans derecelerini almıştır. North Carolina State Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünde Doktora derecesini 1992 yılında aldıktan sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü kadrosuna katılmıştır. Orta Doğu Teknik Üniversitesinde 2016–2017 yılları arasında Rektör Danışmanı, 2017–2019 yılları arasında Rektör Yardımcılığı görevlerini yürütmüş olan Prof. Dr. Köksal, aynı zamanda 2019 yılında ODTÜ Geliştirme Vakfı Bilgi Teknolojileri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde de bulunmuştur. Kalite yönetimi, ürün ve süreç tasarımı, stratejik planlama gibi konularda çok sayıda lisansüstü öğrenci yetiştirmiş ve projelere katkıda bulunmuştur. 2023 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesinden emekli olduktan sonra TED Üniversitesinde Rektör Danışmanı olarak görev almıştır.
Sevgili Gülser hoca’mızın aramızdan zamansız ayrılışının ardından bir şeyler kaleme almak benim için çok zor oldu. Hastalığını ilk öğrendiğimde ve kendisi ile konuştuğumda, onun sakin, pozitif sesini duymak beni rahatlatmıştı. Onun umudunu kaybetmeyen ve zorlukların her koşulda üstesinden gelen karakterini bildiğim için hastalığı da mutlaka yeneceğine inanıyordum. Maalesef vedasını kabullenmek çok güç... Gülser hoca, sakin, sabırlı, öğrenmekten çok keyif alan, zarif kişiliği ile öğrendiklerini paylaşan özverili biriydi. Kendisi ile ilk defa birlikte çalışma fırsatını 2005 yılının Bahar döneminde beraber ders verdiğimizde bulmuştum. Daha sonra farklı işlerde birlikte çalıştıkça onu daha yakından tanıdım. 2020 yılında son defa birlikte çalıştığımızda ise sistem tasarımı dersinde bir öğrenci grubumuza danışmanlık yaptık. Yaklaşık 15 senedir bir çok gruba danışmanlık yapmış olmama rağmen, bu dersi Gülser hoca ile veriyor olmak, benim için yine çok öğretici olmuştu. Gülser hoca çok çalışkan, hem eğitimi hem de bilimsel araştırmalarını titizlikle ele alan ve işine çok saygı duyan bir kişiydi. Değerli hocamız bölümümüzde derin izler bırakmıştır ve anısı daima yaşayacaktır...
Sevgili Gülser hocam ile yüksek lisans yaptığım dönemde tanıştım. Öğrencilerine dostça yaklaşması ve desteği beni etkilemişti. Danışmanım olmasını rica ettiğimde beni geri çevirmedi, bana zaman ayırdı ve yol gösterdi. İnceliği ve güzel kalbiyle anılarımızda yaşayacak. Ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabırlar dilerim.
Sevgili Gülser’i ilk kez 80’li yılların başında Endüstri Mühendisliği öğrenimine .başladığımız yıllarda tanımıştık. Hepimiz çok farklı çevrelerden gelmiştik, aramızda çok başarılı arkadaşlarımız vardı. Gülser, birinci Sınıfta Calculus en başta olmak üzere bütün derslerin de sıra dışı başarılarıyla dikkatimizi çekmişti. Derslerindeki başarısının yanında kendine özgü samimi kişiliği, sadeliği, mütevazılığı ve yardımseverliği ile kalplerimizi kazanmıştı. Onun çok iyi bir akademisyen olacağı o günlerden belliydi. İnanılmaz bir sabrı ve enerjisi vardı hiç yüksünmeden bizlere saatlerce ders anlatırdı. İyi insan ve başarılı öğrenci özelliklerinin yanında Gülser’in o genç yaşlarımızda yaşamı olduğu gibi kabul eden ve kucaklayan felsefi bir tarafı da vardı. Soğuk bir kış gününde, ders çıkışında Gülser ile Kampusun içinde Yurtlar bölgesinden yürüyerek Yalıncak Köyü’ne yaklaşık bir saatte varmıştık. Yol boyunca yaşama, insanlığa ve geleceğe dair sohbet etmiştik. Yalıncak Köy’ü 1960’lı yıllarda kamulaştırılarak ODTÜ kampüsüne dahil edilmiş tipik bir Orta Anadolu köyüydü. Köyde yıkık dökük bir kaç kerpiç evin kalıntısı ve hala akan bir çeşme vardı. ODTÜ gibi modern, canlı ve zamanın hızla aktığı kampustan sadece bir kaç km uzakta, sanki zamanın durduğu yüzyıllar öncesine ait sakin bir sığınak gibiydi. Sonradan öğrendiğimiz kadarıyla ODTÜ ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi işbirliğiyle yapılan 1965-66 yıllarında kazıların ortaya çıkardığı gerçek, Yalıncak’ın, Geç Frig Çağından (MÖ. 6. yüzyıl) itibaren sürekli yerleşim görmüş olduğu idi. Bu küçük gezi sayesinde Gülser’in başka yönlerini de keşfetmiştik doğaya ve çevreye oldukça duyarlı ve saygılı bir insandı. Mezuniyet sonrası hepimiz farklı iş alanlarında çalıştık. Gülser’in akademik başarılarıyla mutlu olduk. Gülser ile en son Temmuz 2025’de 40. Yıl buluşmamız için görüştüğümüzde hastalığını öğrendik. O hastalığı ona hiç yakıştıramamış, bu duruma yenileceğine hiç inanmamıştık. İyi insan, başarılı bir bilim insanı iyi bir evlat, eş ve anneydi. Huzur ve rahmet içinde uyusun. Bir gün hepimiz toprağa karışacağız geriye dostluklar, anılar ve Yalıncak Köyü’nde akan çeşme ve Zeus duvarı sonsuza kadar kalacak...... Zeynep.Arman.Yılmaz Gülsen Ergin Naziver Çınar Tural
15.03.2026
SEÇİL SAVAŞANERİL
Sevgili Gülser hoca’mızın aramızdan zamansız ayrılışının ardından bir şeyler kaleme almak benim için çok zor oldu. Hastalığını ilk öğrendiğimde ve kendisi ile konuştuğumda, onun sakin, pozitif sesini duymak beni rahatlatmıştı. Onun umudunu kaybetmeyen ve zorlukların her koşulda üstesinden gelen karakterini bildiğim için hastalığı da mutlaka yeneceğine inanıyordum. Maalesef vedasını kabullenmek çok güç... Gülser hoca, sakin, sabırlı, öğrenmekten çok keyif alan, zarif kişiliği ile öğrendiklerini paylaşan özverili biriydi. Kendisi ile ilk defa birlikte çalışma fırsatını 2005 yılının Bahar döneminde beraber ders verdiğimizde bulmuştum. Daha sonra farklı işlerde birlikte çalıştıkça onu daha yakından tanıdım. 2020 yılında son defa birlikte çalıştığımızda ise sistem tasarımı dersinde bir öğrenci grubumuza danışmanlık yaptık. Yaklaşık 15 senedir bir çok gruba danışmanlık yapmış olmama rağmen, bu dersi Gülser hoca ile veriyor olmak, benim için yine çok öğretici olmuştu. Gülser hoca çok çalışkan, hem eğitimi hem de bilimsel araştırmalarını titizlikle ele alan ve işine çok saygı duyan bir kişiydi. Değerli hocamız bölümümüzde derin izler bırakmıştır ve anısı daima yaşayacaktır...
05.03.2026
Bilge Yiğit Özkan
Sevgili Gülser hocam ile yüksek lisans yaptığım dönemde tanıştım. Öğrencilerine dostça yaklaşması ve desteği beni etkilemişti. Danışmanım olmasını rica ettiğimde beni geri çevirmedi, bana zaman ayırdı ve yol gösterdi. İnceliği ve güzel kalbiyle anılarımızda yaşayacak. Ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabırlar dilerim.
17.02.2026
Naziver Çınar Tural
Sevgili Gülser’i ilk kez 80’li yılların başında Endüstri Mühendisliği öğrenimine .başladığımız yıllarda tanımıştık. Hepimiz çok farklı çevrelerden gelmiştik, aramızda çok başarılı arkadaşlarımız vardı. Gülser, birinci Sınıfta Calculus en başta olmak üzere bütün derslerin de sıra dışı başarılarıyla dikkatimizi çekmişti. Derslerindeki başarısının yanında kendine özgü samimi kişiliği, sadeliği, mütevazılığı ve yardımseverliği ile kalplerimizi kazanmıştı. Onun çok iyi bir akademisyen olacağı o günlerden belliydi. İnanılmaz bir sabrı ve enerjisi vardı hiç yüksünmeden bizlere saatlerce ders anlatırdı. İyi insan ve başarılı öğrenci özelliklerinin yanında Gülser’in o genç yaşlarımızda yaşamı olduğu gibi kabul eden ve kucaklayan felsefi bir tarafı da vardı. Soğuk bir kış gününde, ders çıkışında Gülser ile Kampusun içinde Yurtlar bölgesinden yürüyerek Yalıncak Köyü’ne yaklaşık bir saatte varmıştık. Yol boyunca yaşama, insanlığa ve geleceğe dair sohbet etmiştik. Yalıncak Köy’ü 1960’lı yıllarda kamulaştırılarak ODTÜ kampüsüne dahil edilmiş tipik bir Orta Anadolu köyüydü. Köyde yıkık dökük bir kaç kerpiç evin kalıntısı ve hala akan bir çeşme vardı. ODTÜ gibi modern, canlı ve zamanın hızla aktığı kampustan sadece bir kaç km uzakta, sanki zamanın durduğu yüzyıllar öncesine ait sakin bir sığınak gibiydi. Sonradan öğrendiğimiz kadarıyla ODTÜ ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi işbirliğiyle yapılan 1965-66 yıllarında kazıların ortaya çıkardığı gerçek, Yalıncak’ın, Geç Frig Çağından (MÖ. 6. yüzyıl) itibaren sürekli yerleşim görmüş olduğu idi. Bu küçük gezi sayesinde Gülser’in başka yönlerini de keşfetmiştik doğaya ve çevreye oldukça duyarlı ve saygılı bir insandı. Mezuniyet sonrası hepimiz farklı iş alanlarında çalıştık. Gülser’in akademik başarılarıyla mutlu olduk. Gülser ile en son Temmuz 2025’de 40. Yıl buluşmamız için görüştüğümüzde hastalığını öğrendik. O hastalığı ona hiç yakıştıramamış, bu duruma yenileceğine hiç inanmamıştık. İyi insan, başarılı bir bilim insanı iyi bir evlat, eş ve anneydi. Huzur ve rahmet içinde uyusun. Bir gün hepimiz toprağa karışacağız geriye dostluklar, anılar ve Yalıncak Köyü’nde akan çeşme ve Zeus duvarı sonsuza kadar kalacak...... Zeynep.Arman.Yılmaz Gülsen Ergin Naziver Çınar Tural