< Geri dön

Doç. Dr. Mehmet Asatekin

Anısına

2 Ocak 1946 - 18 Ocak 2026
< Geri dön

Doç. Dr. Mehmet Asatekin

Anısına

2 Ocak 1946 - 18 Ocak 2026
  • Mehmet Asatekin, 2 Ocak 1946 tarihinde İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladı; 1963 yılında Kurtuluş Lisesinden mezun oldu. ODTÜ Mimarlık Fakültesinden 1969 yılında mimar, 1971 yılında yüksek mimar derecelerini aldı. Doktorasını İTÜ Mimarlık Fakültesinde 1993 yılında tamamladı. ODTÜ’deki öğrencilik yılları sırasında ABD’li misafir öğretim üyesi David K. Munro tarafından Mimarlık Bölümünde açılan endüstriyel tasarım derslerini aldı. Mimarlık Fakültesinde açılması planlanan Endüstriyel Tasarım Bölümünde görev almak üzere 1971 yılında asistanlığa başladı. 1973-74 akademik yılında İtalyan hükümetinden aldığı bursla İtalya’da endüstriyel tasarım ve oturma elemanları ergonomisi üzerine araştırmalar yaptı. Türkiye’ye döndükten sonra Mimarlık Bölümünde eğitim etkinliklerini sürdürdü ve Güner Mutaf ile birlikte Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü kuruluş çalışmalarına katıldı. Bölümün 1979’da kurulmasını takiben bölüm başkanlığı görevini üstlendi. 1982-2001 yılları arasında Aselsan’da ek görevli olarak tasarım danışmanlığı yaptı. ODTÜ’de 1994’e kadar dönem dönem bölüm başkanlığı ve 1994-1997 yılları arasında Mimarlık Fakültesinde Dekan Yardımcılığı yaptı. 2009 yılında ODTÜ’den emekliye ayrıldı ve 2025 yılına kadar İstanbul’da Bahçeşehir Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümünde eğitim vermeyi sürdürdü.

    Mimarlar Odası, Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği ve Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu Derneği (ETMK) üyesi olan Mehmet Asatekin, Türkiye’de alanımızdaki ilk dernek olan Endüstri Tasarımı Derneğinin kurucu üyelerindendir. Mehmet Asatekin, endüstriyel tasarım mesleği ve eğitimi, endüstriyel tasarım ölçütleri ve ürün tasarımında ergonomi alanlarında öncü yayınlar yapmış, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dergisine önemli katkılarda bulunmuştur.


    Fotoğraf Paylaşın

    Anılar

    29.04.2026

    Fatma Korkut

    ODTÜ Mimarlık Fakültesi ve endüstriyel tasarım alanı en özel üyelerinden birini yitirdi. 40 yıldan fazladır tanıdığım, öğrencisi olduğum, birlikte çalıştığım Mehmet hocamıza veda ederken onu tanımış olanlar kadar tanımamış olan genç kuşaklarla da duygularımı paylaşmak isterim. Mehmet hocamız, ODTÜ’nün en muhalif ve en iddialı yıllarında Mimarlık Bölümü öğrencisiydi; 1969 yılı mezunuydu. Hasan Tan’ın rektör olduğu dönemde yapılan dokuz aylık boykot sırasında ve 2 Aralık 1977 günü yaşanan saldırılarda yaralananlar ve yaşamını yitirenler anısına yapılan dokuz sarı çubuktan oluşan anıt, onun eseridir. Kuşağının birçok üyesi gibi Mehmet Hoca da son derece donanımlı bir entelektüeldi. Bir söyleşi sırasında gençken film yönetmeni olmak istediğini anlatmıştı; onun kuşağı için film önemli bir mecraydı. Endüstriyel tasarıma giriş dersinde izlediğimiz kısa animasyonları, film makaralarını ve oynatıcının ışığını unutamam. Aklımda yer eden filmlerden bir tanesi, Fransız yönetmen René Laloux’nun “Les Escargots” (1966) adlı gerçeküstü kısa animasyon filmiydi. Film, tarlasına ektiği sebzeleri yaşatmak için bir dizi yaratıcı çözüm geliştiren bir çiftçinin sebzelerini gözyaşlarıyla sulamasının sıradışı sonuçlarını anlatıyordu. İzlediğimiz bu filmler kurgusal açıdan çok ilham vericiydi; düşünme tarzımı ve estetik kavrayışımı derinden etkilediler. Ne kadar şanslıydık; Mehmet Hoca bir sonraki yıl bizleri John Chris Jones’un tasarım metodu ile tanıştırdı. ODTÜ’lülerin endüstriyel tasarım eğitiminde metot konusundaki arayışları sonraki yıllarda da sürdü ve güçlü bir pedagojik eğilime evrildi. Mehmet Hoca, stüdyo kritikleri sırasında tashih yapmazdı, müzakere ederdi; öğrencinin kendi kararlarını vermesini desteklerdi. Kritiklerde veya jürilerde hocalar çelişen görüşler ifade ettiğinde saygıyla karşılardı; bakış açılarındaki çeşitliliği önemserdi. 2014 yılında kaybettiğimiz Güner Mutaf hocamızla yoldaş ve kardeştiler; o güçlü dayanışma duygusunu bizlere de geçirdiler. Gül Asatekin hocamızla birlikteliği, birbirlerine bağlılıkları bize her zaman ilham verdi. Mehmet Hoca, savunduğu değerleri günlük hayat pratiklerine geçirmiş, gösterişten uzak bir insandı; övündüğüne veya katkılarını hatırlattığına tanık olmadım. O bir ODTÜ’lüydü. Kendisini sevgiyle, özlemle ve saygıyla anıyorum.


    Mesaj bırakın

  • 29.04.2026

    Fatma Korkut

    ODTÜ Mimarlık Fakültesi ve endüstriyel tasarım alanı en özel üyelerinden birini yitirdi. 40 yıldan fazladır tanıdığım, öğrencisi olduğum, birlikte çalıştığım Mehmet hocamıza veda ederken onu tanımış olanlar kadar tanımamış olan genç kuşaklarla da duygularımı paylaşmak isterim. Mehmet hocamız, ODTÜ’nün en muhalif ve en iddialı yıllarında Mimarlık Bölümü öğrencisiydi; 1969 yılı mezunuydu. Hasan Tan’ın rektör olduğu dönemde yapılan dokuz aylık boykot sırasında ve 2 Aralık 1977 günü yaşanan saldırılarda yaralananlar ve yaşamını yitirenler anısına yapılan dokuz sarı çubuktan oluşan anıt, onun eseridir. Kuşağının birçok üyesi gibi Mehmet Hoca da son derece donanımlı bir entelektüeldi. Bir söyleşi sırasında gençken film yönetmeni olmak istediğini anlatmıştı; onun kuşağı için film önemli bir mecraydı. Endüstriyel tasarıma giriş dersinde izlediğimiz kısa animasyonları, film makaralarını ve oynatıcının ışığını unutamam. Aklımda yer eden filmlerden bir tanesi, Fransız yönetmen René Laloux’nun “Les Escargots” (1966) adlı gerçeküstü kısa animasyon filmiydi. Film, tarlasına ektiği sebzeleri yaşatmak için bir dizi yaratıcı çözüm geliştiren bir çiftçinin sebzelerini gözyaşlarıyla sulamasının sıradışı sonuçlarını anlatıyordu. İzlediğimiz bu filmler kurgusal açıdan çok ilham vericiydi; düşünme tarzımı ve estetik kavrayışımı derinden etkilediler. Ne kadar şanslıydık; Mehmet Hoca bir sonraki yıl bizleri John Chris Jones’un tasarım metodu ile tanıştırdı. ODTÜ’lülerin endüstriyel tasarım eğitiminde metot konusundaki arayışları sonraki yıllarda da sürdü ve güçlü bir pedagojik eğilime evrildi. Mehmet Hoca, stüdyo kritikleri sırasında tashih yapmazdı, müzakere ederdi; öğrencinin kendi kararlarını vermesini desteklerdi. Kritiklerde veya jürilerde hocalar çelişen görüşler ifade ettiğinde saygıyla karşılardı; bakış açılarındaki çeşitliliği önemserdi. 2014 yılında kaybettiğimiz Güner Mutaf hocamızla yoldaş ve kardeştiler; o güçlü dayanışma duygusunu bizlere de geçirdiler. Gül Asatekin hocamızla birlikteliği, birbirlerine bağlılıkları bize her zaman ilham verdi. Mehmet Hoca, savunduğu değerleri günlük hayat pratiklerine geçirmiş, gösterişten uzak bir insandı; övündüğüne veya katkılarını hatırlattığına tanık olmadım. O bir ODTÜ’lüydü. Kendisini sevgiyle, özlemle ve saygıyla anıyorum.


    Mesaj bırakın